Ankara Ceza Avukatı

Türk Ceza Kanunu ve özel bazı kanunlara göre suç oluşturan eylemlere ilişkin olarak Asliye Ceza Mahkemeleri ve Ağır Ceza Mahkemelerinde yargılamalar yapılır. Ceza yargılamasında iddianamenin kabulüne kadar devam eden soruşturma aşamasında ve hükmün kesinleşmesine kadar devam eden kovuşturma aşamasında ceza avukatı size her türlü hukuki desteği verir.

Ülkemizde avukatlar arasında alan seçerek dava kabul etme söz konusu olmasa da ceza davalarının niteliği gereği güncel kanun değişikliklerini takip eden ve ceza hukuku alanında tecrübeli avukatlar uygulamada ceza avukatı olarak tanımlanmaktadır. Bu kapsamda ceza avukatlarının müvekkillerine sunabilecekleri hizmetlerden bazıları aşağıda sıralanmıştır: 

Ceza avukatı aracılığıyla ceza davası sonunda yargılama konusu eyleme ilişkin oluşmuş maddi ve manevi zararların tazmin edilmesi için hukuk mahkemelerinde tazminat davası açılabilir. 

Ceza avukatı, sanık veya müşteki yargılama süresince müvekkilinin haklarını korumak için her türlü hukuki desteği verdiği gibi müvekkilinin yargılama sürecinde duruşmalarda sözlü olarak savunduğu gibi duruşma haricinde ise yazılı olarak başvurularda bulunur. 

Ceza avukatı ceza davaları sonucunda özellikle sanık olarak yargılanan kişilerin özgürlüklerinin kısıtlanabilmesi nedeniyle suçun mağduru kişilerin manevi olarak yıprandıklarının bilinciyle savunmasını bu duyarlılıkla yapar. 

Ceza avukatı, ceza yargılaması sürecinin kapsamlı hukuk bilgisi ve meslek birikimi gerektirdiğinin bilinci ve sorumluluğuyla gerek müvekkili gerekse mahkeme nezdinde, olay örgüsüne bağlı olarak gerekli düzenlemeleri yapar ve süreci yönlendirir. 

Sonuç olarak dava süresinde hak kayıpları yaşanmaması için alanında uzman ceza avukatından destek almak hak kayıplarını engelleyecektir.

Türk Ceza Kanununa göre hukukumuzda suç kabul edilen ve kanun ile cezai

yaptırımlar düzenlenen;

-Kasten Öldürme, Taksirle Öldürme, Kasten Yaralama, Taksirle Yaralama, Tehdit, Şantaj, Hakaret, Özel Hayatın Gizliliğini İhlal, Kişisel Verilerin Hukuka Aykırı Kaydedilmesi, Hırsızlık, Yağma, Mala Zarar Verme, Dolandırıcılık, Çocuğun Kaçırılması ve Alıkonulması, İhaleye Fesat Karıştırma, Bilişim Sistemine Girme, Zimmet, Görevi Kötüye Kullanma vb. suçlar nedeniyle açılan ceza davalarında her türlü hukuki desteği sunuyoruz.

Ceza davalarında, cezanın belirlenmesinde suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesinde

kullanılan araçlar, suçun işlendiği zaman ve yer, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, failin kast ve taksire dayalı kusurunun ağırlığı, failin güttüğü amaç ve sebep işlenen suça ilişkin kanunda öngörülen cezanın alt ve üst sınırı arasında verilecek cezayı belirler.

Verilecek cezanın belirlenmesinde veya hakkında suçu işlediği şüphesiyle iddianame düzenlenen şüpheli veya kamu davası açılan sanığın suçu işleyen kişi olup olmadığının tespitinde haksız yere ceza almamak için uzman ceza avukatının desteğini önemlidir.

Ceza yargılamasında tıpkı ceza avukatı gibi ceza hakimi de, ceza hukukuna hakim olan ilkeleri göz önünde bulundurarak dosyayı inceler ve kararını bu ilkeler ışığında verir.

Ceza Yargılamasında;

– Suçların ve cezaların kanuniliği ilkesi: Kişiler ancak kanunda suç olarak tanımlanan fiilleri işlemişlerse cezalandırılabilir. Kanunsuz suç olmaz.

– Ceza Davasının Kamusallığı İlkesi: Takibi şikayete bağlı suçlarda şikayet şartının gerçekleşmesi, takibi şikayete bağlı olmayan suçlarda ise suç haberinin alınması üzerine Cumhuriyet savcının gerekli araştırmaları yaparak iddianame düzenlemek suretiyle ceza davasının başlatılır.

– Şüpheden sanık yararlanır( in dubio pro reo) ilkesi: Kişinin bir suç işlediği iddiası söz konusu ise bahse konu suçtan mahkumiyet kurulabilmesi için o suçu işlediğinin tüm delillerle kesin olması gerekir. Yargılama makamı eğer ki kişinin o suçu işlediğine kanaat getiremiyorsa ve bu yönde de şüpheye mahal bırakmayacak deliller mevcut değilse sanık beraat eder.

– Masumiyet/Suçsuzluk karinesi: Bir suçtan dolayı yargılanan bir kimsenin suçluluğu

mahkeme kararı ile kesinleşmediği sürece hükümlü sıfatı ile değerlendirilemez.

Masumiyet karinesi, sanığa mahkemelerin tarafsızlığı garantisini veren, yargılama

süresince bir ön yargı oluşmayacak nitelikte suçlu gibi muamele görmesini önleyen

bir haktır.

– Makul sürede yargılanma ilkesi: Bir yargılamanın adil olması makul süre içerisinde bitirilmesini gerektirir. Bu ilke ile kişilerin yargılamaya olan güvenini güçlenmektedir. Bu ilkenin medeni hukuk açısından görünümü “usul ekonomisi ilkesi” şeklinde olmakla birlikte esas olan kişinin hakkına en kısa sürede kavuşmasıdır.

– Adil yargılanma ilkesi: Bağımsız hakimler önünde, tarafların eşit koşullarda olduğu, savunma hakkının üstün bir değer kabul edildiği, insan hakları çerçevesinde yargılama yapılan bağımsız, tarafsız ve doğal hakim vasıtasıyla makul sürede ve aleni şekilde yargılanma hakkını ifade eder. Ceza muhakemesi açısından düşünüldüğü takdirde iddia ve savunma makamının eşit olması gerekir. Bu ilke gereğince yargılama yasalarla belirlenmiş şekilde yapılmalı, açık yargılama yapılmalı ve verilen kararların gerekçeli olmasını ifade etmektedir. Mahkeme bu ilke kapsamında tarafların dayanaklarını, iddialarını ve delillerini etkili bir biçimde incelemekle görevlidir. AİHS ve Anayasa tarafından da güvence alınan bu ilkenin AHİS 6. Madde kapsamında görünüş şekilleri şöyledir:

1-Kanuni, bağımsız ve tarafsız mahkemelerde dava açma hakkı

2-Hakkaniyete uygun yargılanma hakkı

3-Makul sürede yargılanma hakkı

4-Aleni surette yargılanma hakkı.

Sonuç olarak ceza avukatı, mutlak hedef olan maddi gerçeğin bulunmasına katkı sağlamak amacıyla ceza yargılamasının sayılan ilkeler ışığında devam etmesi için yargılama sürecine katkıda bulunur. 

Ceza Avukatlarının maddi gerçeğin ortaya çıkarılmasındaki etkilerinin ve güçlerinin bilincinde olarak Karınca Avukatlık onlarca yılı aşan ceza hukuku uygulaması ile müvekkil ve danışanlarına en iyi şekilde avukatlık ve danışmanlık hizmeti sunmaktadır. 

Ceza hukuku da dahil olmak üzere birçok alanda çalışıyoruz. Her türlü hukuksal sorununuzun çözümü için bize ulaşın.