Manisa Barosu Kadına Yönelik Şiddet ve Şiddetin Önlenmesi (6284 Sayılı Kanun) Eğitim Semineri

25 Jan, 2022

Kadına yönelik şiddet, kadına yönelik ayrımcılığı sürdürmenin bir aracıdır.  Öyleyse kadına yönelik şiddetin kalıcı çözümü kadın erkek arasındaki eşitsiz güç ilişkinin giderilmesiyle olanaklıdır. Ancak binlerce yıldır devam eden eşitsizlik kısa bir zamanda giderilemeyeceğinden, sorunun öncelikle hukuki ve idari tedbirlerle çözülmesi pratik olacaktır. Nitekim 6284 ve onun öncülü olan 4320 sayılı kanunların çıkarılış amacı o an, sıcağı sıcağına yaşanabilecek olan şiddeti önlemektir. Bir anlamda aspirin veya acil servis işlevi göreceklerini söylemek yanlış olmayacaktır, çünkü söz konusu kanunların işlevleri geçici koruma sağlamaktır. O halde amacı şiddeti önlemek için anlık çözüm üretmek olan ve bunun için hem idari hem de yargısal olarak birçok olanak sunan bu kanunların şiddeti önlemekte yetersiz olduğu ileri sürmek ağrıyı kesen aspirini hastalığı iyileştirmedi diye suçlamakla eşdeğerdir. Bu yüzden söz konusu kanunların yararını tartışırken, korunamayan değil, kanunun sağladığı olanakların kullanılması sayesinde korunan kadın sayısı ölçüt alınmalıdır. Doğaldır ki korunamayanlar da neden korunamadığı içtenlikle sorgulanmalı, eksik veya yanlışlık var ise giderilmeli, düzeltilmelidir.
    İnsanlığın nitelik olarak bu değişimi fark etmiş olması çok değerlidir. 1950'lerde Birleşmiş Milletlerdeki kadın komisyonunun çalışmaları, Simone de Beauvoir ve Virginia Woolf gibi kanaat önderlerinin çalışmalarıyla fark edilmeye başlanmıştır. İnsanlık bugün ikilim krizi, su krizi, buzulların erimesi gibi çok ciddi sorunlarla baş etmektedir. İnsan önce kendisini düzelir ise toplum ve doğa ile olan ilişkisini de düzeltecektir. İnsanlık kendi felaketini getirecek adımlardan vazgeçmek istiyorsa öncelikle bu kadın ve erkek arasındaki eşitsizlik ilişkisini çözmek zorundadır.
Av. Eray Karınca’nın Manisa Barosunda 24 Kasım 2021 tarihinde gerçekleştirdiği sunumda kadına yönelik şiddet ve ayrımcılığın görünümleri araştırılıp, başta 6284 sayılı kanun olmak üzere ilgili mevzuatın, kadına yönelik şiddet ve ayrımcılığın çözümündeki etkileri, yasadaki olanakların etkin kullanımının ne şekilde olacağı, bu düzenlemelerin  uygulamada ne derece işselleştirilip uygulanabildiği tartışılarak, çözüm önerileri dile getirilmiştir. 
Av.Eray Karınca’nın sunumdan bazı demeçleri ve video kaydı aşağıdadır.
    “Nahide Opuz kararı Türkiye’deki kadına şiddetin neden önlenemediği konusuna  ışık tutan bir karardır. “
    “Ataerkil feodal kırıntılar, daha iyi insan olmamız önündeki en büyük engellerdir.”
    “Tüm kadınlara tek bir önerim var, şiddeti gördüğünüz anda o erkeğe kırmızı kartı gösterin.”
“Patria potestas “baba egemenliği, erkek egemenliği” anlamına gelmekte olup ataerkil zihniyetin filizlendiği hukuk kavramıdır.  Bu kavram bütün Batı Avrupa yasalarında temel olarak yer almaktadır. İnsanlar , ne yazık ki ataerkil zihniyeti kanıksayıp doğal olarak görmektedir. Eşitlik mücadelesi bayrağının çekildiği Fransız İhtilalinde dahi kadın-erkek arasındaki eşitsizlik sorun olarak görülmememiştir. Bu konu uygarlığın dikiz aynasının kör noktasında kalmıştır. Kadının cinsiyeti nedeniyle uğradığı eşitsizliğin ayırt edilmesi için Büyük Sanayi Devriminin gerçekleşmesi, yani kadının iş gücüne gereksinim duyulması gerekmiştir. Sanayi devrimiyle beraber kadın evden çıkmış ve toplum yaşamına, üretime karışmış, eşitsiz güç ilişkisinin önlenmesi adına dev bir adım atılmıştır.”

Manisa Barosu

ankara boşanma avukatı

uzman boşanma avukatı