8 MART DÜNYA KADINLAR GÜNÜ KUTLAMASI

26 Jun, 2022

Feministlerin bazıları, "8 Mart, Dünya kadınlar günü olarak kutlanmalı" diyor. Nitekim Twitter'da kutlama değil, anma günüdür içerikli bir paylaşımımıza, bu konuda susmamızı -sanırım erkek olduğumuz için- ve bu günün kutlanmasını gerekeceğine ilişkin bir tepki aldık. Tepkinin üslubu biraz yakışıksız olmakla birlikte, her türlü bilginin değerli olduğunun bilinciyle konuyu araştırdık. 
Bizdeki bilgi 8 Mart‘ın, New York'taki 120 kadın işçinin, eşit işe eşit ücret talebi ile ayaklanmaları üzerine, bir fabrikada polis tarafından kıstırılıp yakıldıkları günün anısı diye Dünya kadınlar günü olarak seçildiğine ilişkindi.  Bu yüzden 8 Mart, tıpkı 10 Kasım gibi kutlama değil, anma günü olmalıydı. Ancak yine Twitter’daki başka bir paylaşımda, Amerikan işçi Partisi’nin kayıtlarında Newyork'ta böyle bir kıyımın mevcut olmadığı yazıldı. Kadın işçilerin yakılıp yakılmadığını, bunun bir bilgi kirliliği olup olmadığını bilmiyoruz, bu bilgi şüpheli olabilir ancak  eşit işe eşit ücret taleplerinin ve diğer ekonomik, sosyal, siyasal taleplerinin kadınlara altın tepside verilmediği de bir gerçek. 
Konumuz olan 8 Mart gününün Kadınlar Günü olarakbelirlenmesine sebep olan olaylara ilişkin bilgiler literatürde kısaca şunlar:
Bunlardan biri, Rusya'da çarlığın yıkılmasına yol açan 1917 Şubat Devrimi'nin 8 Mart günü yapılan kadın yürüyüşü ve grevleri ile başlamış olması, bir diğeri 8 Mart 1908'de ABD'nin New York kentinde çoğu sosyaIist olan kadın işçilerin öncülüğünde sendikal haklar ve kadınlara oy hakkı talepleriyle düzenlenen mitingdir. 8 Mart 1857'de yine ABD'nin New York kentindeki bir tekstil fabrikasında grevci işçilere polisin saldırması, işçilerin fabrikaya kilitlenmesi, arkasından da çıkan yangında işçilerin kurulan barikatlar nedeniyle kaçamamaları sonucunda 120 kadın işçinin ölmesi ise başlangıçta paylaşımıza ilişkin olanıdır. 
8 Mart'ın Dünya Kadınlar Günü olarak kabul edilmesine yukardaki olayların hangisinin sebep olduğunun artık bir önemi yok. Ayrıca 8 Mart, Kadınlar Günü olarak kutlanmadına da itirazımız yok. İtirazımız içini boşaltılmasına, kadın mücadelesinin henüz sona ermediği, ayrımcılık ve şiddetin ne yazıkki özellikle ülkemizde çoğalarak devam ettiği gerçeğinin gözden kaçırılmasına vesile olunmasına. Çünkü  kadınlar ne çiçek ne de erkeklerin süsü. Erkeklerle eşit haklara sahip bireyler ve onlara itaat etmek zorunda da değiller. Gerçek sevgiye dayalı ilişki eşit haklara ve güce sahip bireyler arasında kurulur. Öyleyse Dünya Kadınlar Gününün, Anneler Günü gibi ve sadece tüketim aracı olması kadınlara ve  kadın hareketi mücadelesine haksızlıktır. 
Günümüzde 8 Mart, Birleşmiş Milletler tarafından İnsan hakları temelinde kadınların siyasi ve sosyal bilincinin geliştirilmesine, ekonomik, siyasi ve sosyal başarılarının kutlanmasına ayrılan bir gündür. Kadın hakları ise , kadınların erkeklerle eşit şekilde sahip olduğu sosyoekonomik, siyasi ve yasal hakların tamamına verilen isimdir. Dünyada gerçek mutluluk, barış, özgürlük sahici bir eşitlik temelinde kurulacaktır. Karınca avukatlık olarak bu bilinçle kadın hakları mücadelesine omuz vermekte kararlılığımız asla sekteye uğramayacaktır.