(Fotoğraf büroda sekreterimizin doğum günü anısına çekilmiştir.)

Aşağıdaki mülakatı 2011 yılındaKadın Cinayetlerini Durduracağız” platformu ile yapmışım. Arşivde rastlayınca paylaşayım istedim. Çünkü hala geçerli. Sarkozy gitse de☺️

“Devlet hala bu konuda ürkek. Hatırlayalım: Sarkozy ile başbakan arasında “Biz kediye kedi deriz” polemiği yaşanmıştı. Biz de kediye kedi diyorsak, bu kanunun adı, kadını eş şiddetinden koruma kanunudur. Adının bu şekilde olması gerekir. Öte yandan İsminin böyle olması, çocukları ve diğer düşkün aile bireylerini korumayacağı anlamına gelmez. Burada önemli olan taraflar arası eşitsiz güç ilişkisinin ve birlikte yaşıyor olma olgusunun varlığıdır. Meclis, seçimlerde oy toplamak için konuyu aceleye getiriyor ve önerileri kırparak sunuyor. Öte yandan müessesenin anlaşılmamış olduğu, her şeyi bu kanunla çözmek arzusundan belli. Oysa bu bir aspirin kanundur; acil servis kanunudur. Bu kanunla köklü çözümler getiremezsiniz. Kanuna gereğinden çok işlev yüklenirse, beklenen fayda sağlanmaz. Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu’nun bu konuda yoğun çabası var. Buna önem vermek ve kadınların gerçek anlamıyla korunmasını sağlayacak değişiklikleri kabul etmek, konuya bütüncül olarak bakmak ve SAMİMİYET gerekli”