Çalışma alanlarımız; aile hukuku, tazminat hukuku, ceza hukuku, idare hukuku ve taşınmaz hukukunu içerir.

Kişilerin özel hukuk (şahıs, aile, miras, eşya, borçlar ve ticaret hukuku) ilişkilerinde yaşadıkları hukuki sorunların çözüm yeri genel olarak adli yargı yerleridir. Adli yargıda ilk derece mahkemeleri yanında, ayrı kanunla kurulmuş özel mahkemeler ve yine kanunla kabul edilen fakat henüz fiilen çalışmaya başlamayan bölge adliye mahkemeleri faaliyet gösterir. Temyiz mahkemesi Yargıtay‘dır.

Sulh hukuk mahkemelerinin görevleri HMK ve bazı kanunlarda gösterilmiştir. Kat Mülkiyeti Yasası’ndan kaynaklanan uyuşmazlıklar, mirasçılık belgesinin alınması, tahliye davası, paydaşlığın giderilmesi davası, vesayet ve kayyım davaları, terekede ihtiyati tedbirler, mirasın reddi, miras şirketine mümessil atanmasına ilişkin davalar, mirasçılık belgesinin iptali, mirasta defter tutulması, kira tespiti ve kira bedelinin arttırımı davaları, delil tespit istemi, alacak, maddi ve manevi tazminat davaları ve tevdi mahalli tayini (ödeme yeri belirlenmesi), Sulh hukuk mahkemelerinin görevidir. Ayrıca miktar bakımından kendi görevine giren ticari davaları da çözmeye yetkili ve görevlidirler.

Asliye mahkemeleri, sözcük olarak “asıl hukuk mahkemeleri”nden gelir. Öyle ki, sulh hukuk mahkemesi ile özel mahkemelerin görevlerine giren işler dışında kalan tüm işler asliye mahkemelerinde görülür. Asliye mahkemeleri, asliye hukuk ve ticaret mahkemesi olarak ikiye ayrılır. Asliye ticaret mahkemeleri, asliye hukuk mahkemelerinin görevine giren ticari davaların çözümlendiği mahkemelerdir. TTK’nın 4.maddesi uyarınca “her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın, bu kanunda, Türk Medenî Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde,  11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun mal varlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447,  yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580 inci maddelerinde, Fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta, Borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde, Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde,öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları, ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır.”

Ne var ki, TTK Madde 5’te yapılan değişiklik uyarınca asliye hukuk mahemeleriyle aralarında artık iş bölümü değil, görev ilişkisi vardır. Asliye ticaret mahkemesinin görev alanı dışında kalan tüm uyuşmazlıklar Asliye Hukuk Mahkemeleri‘nde görülür. Örneğin; tapu veya nüfus kayıtlarında isim düzeltme ve değiştirme, yaş düzeltme, kazai rüşt davaları, tenkis ve mirasta iade davası, muvazaa nedeniyle tapu iptal davası, vasiyetnamenin iptali davası, men’i müdahale (el atmanın önlenmesi) davası, tapu iptali ve tescili davaları, şuf’a davası, geçit hakkı davası, ecrimisil davası, alacak maddi ve manevi tazminat davaları, tezyid-i (bedel arttırımı) davası, tespit davası, şirket kararları hakkında ortaklar adına açılacak dava, kooperatif üyeliğinden çıkarma kararının iptaline ilişkin dava, tenfiz ve tanıma davaları, zayi ve kambiyo senedi iptali davaları asliye mahkemelerinde görülür.

Özel mahkemeler; kadastro mahkemeleri, iş mahkemeleri, icra mahkemeleri, tüketici mahkemeleri, fikri ve sınai haklar hukuk mahkemeleri, aile mahkemeleri ve denizcilik mahkemeleridir.

Kadastro Mahkemeleri, 3402 sayılı Kadastro Kanunu ile kurulmuş olan ve kadastro ile ilgili uyuşmazlıkları çözümleyen mahkemelerdir. Genel mahkemelerden farklı bir usul uygulanır.

İş Mahkemeleri, 5521 sayılı kanunla iş uyuşmazlıklarında ve iş hukukundan doğan dava ve işlere bakmak ve bu uyuşmazlıkları çözmek üzere kurulmuştur. İş mahkemeleri, iş kanunu, sendikalar kanunu, toplu iş sözleşmesi, grev ve lokal kanunundan doğan ve SGK ile sigortalılar arasında çıkan uyuşmazlıklara bakar.

İcra Mahkemeleri, icra ve iflas hukukuna ilişkin uyuşmazlıkları çözmek amacıyla kurulan bu mahkemeler, en başta icra ve iflas dairelerinin işlemlerine karşı yapılan itiraz ve şikayetleri çözüme bağlar.

Tüketici Mahkemeleri, 4077 sayılı tüketicinin korunması hakkındaki kanun ile bu kanunun uygulanması sonucunda çıkacak her türlü uyuşmazlığın çözümlenmesi amacıyla kurulmuşlardır. Tüketiciler ve tüketici örgütleri bu mahkemelerde dava açabilir. Ayrıca, açılacak davalar her türlü resmi harçtan muaftır.

Denizcilik ve İhtisas Mahkemeleri, deniz ticaretine ilişkin uyuşmazlıklara bakmak üzere kurulmuştur. Yargı alanı İstanbul il sınırları olarak belirlenmiştir. Ancak başka il ve ilçelerde de kurulabilir.

Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemeleri, fikir ve sanat eserleri kanununda düzenlenen hukuki ilişkilerden doğan davalar ile patent ve faydalı model taklitleriyle, tasarım taklitleriyle, marka taklitleriyle ve bunların iptaliyle ilgili davalara bakar. Ticaret ünvanı iptali ve haksız rekabet davalarına da bakmakla görevlidir.

Aile Mahkemeleri, 4787 sayılı Aile Mahkemelerini kuruluş, görev ve yargılama usullerine dair kanunla aile hukukundan doğan dava ve işlerin bakılması amacıyla kurulmuştur. Buna göre nişanlanma, evlenme, boşanma, mal rejimleriyle ilgili uyuşmazlıklar, soy bağına ilişkin uyuşmazlıklar (babalık davası, tanıma, evlat edinme) ile aile ile ilgili uyuşmazlıklar (nafaka, aile malları) aile mahkemelerinin görevi kapsamındadır. Ayrıca, milletlerarası özel hukuk ve usul hukuku hakkındaki kanuna göre aile hukukuna ilişkin yabancı mahkeme kararlarının tanıma ve tenfizine de bakar.

Her aile mahkemesinde tercihen evli ve çocuk sahibi, 30 yaşını doldurmuş ve lisansüstü eğitim yapmış psikolog, pedagog ve sosyal çalışmacı bulunur. Aile mahkemeleri her il ve nüfusu 100,000’in üzerinde olan her ilçede kurulur.

Anayasa yargısında tek mahkeme Anayasa Mahkemesi’dir. Anayasa Mahkemesi, kanunların, kanun hükmünde kararnamelerin ve TBMM iç tüzüğünün Anayasa’ya şekil ve esas bakımından uygunluğunu denetler. Anayasa değişikliklerini ise sadece şekil bakımından inceler ve denetler. Anayasa Mahkemesi, “Yüce Divan” sıfatıyla Cumhurbaşkanını, Bakanlar Kurulu üyelerini, Yüksek Mahkeme başkan ve üyelerini, başsavcılarını, Cumhuriyet Başsavcı vekilini, HSYK ile Sayıştay başkan ve üyelerini, görevleriyle ilgili suçlardan dolayı yargılar.

Hukukumuzda, Anayasa Mahkemesi’nin 23 Eylül 2012 tarihinden itibaren kesinleşen bireysel hak ihlallerine karşı kişilere bireysel başvuru olanağını tanıması ise çok önemli bir hak arama yoludur. Bu alanda bireysel başvuru konusu bir hak ve özgürlüğün kamu gücünün hangi işlem, eylem ya da ihmali nedeniyle ihlal edildiğine ilişkin olayların tarih sırasına bağlı kalınarak açık ve özet bir şekilde aktarılması gerekmektedir.

Karınca Avukatlık ve Danışmanlık Bürosu; Almanya, İspanya ve Kazakistan Büyükelçiliklerinin referans avukatlar listesindedir. Bu yolla ve diğer yollarla gelen müvekkillerimizin uluslararası nitelikteki aile, ceza ve ticaret hukukuna ilişkin her türlü dava ve danışmanlık süreçlerini takip eder ve özellikle aşağıdaki alanlarda faaliyet gösterir.

Anne ve babanın farklı vatandaşlıklara sahip olduğu durumlarda özellikle çocuğu yanında bulunduran ebeveynin onu yurtdışına kaçırması Lahey Konvansiyonu’na tabi olup, küçüğün o zamana değin alıştığı çevreden koparılmamasıyla sınırlandırılarak, başvuru halinde devletlerce çözüme ulaştırılır.

6458 Sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu kapsamında her türlü çalışma ve oturma izinleri, evraklarının hazırlanması ve başvuruların yapılması, izinlere ilişkin olumsuz kararlara karşı dava açılması kapsamlarında hizmet verilir.

Özellikle yabancı müvekkiller için taşınmaz alım ve satımlarında gerekli işlemlerin yapılması ve onayların alınması süreçlerini takip ederek onlar adına işlemler sonuçlandırılır.

Ticaret hukukuna ilişkin olarak; 4875 sayılı Doğrudan Yabancı Yatırımlar Kanunu kapsamında Türkiye’de faaliyet göstermek isteyen yabancı şirketler için şube açılması, şirket birleşme ve devralmaları, Türk şirketlerine ilişkin olarak bilgi almak isteyen yabancılar için hukuki durum tespit raporlarının hazırlanması, düzenli danışmanlıklarının gerçekleştirilmesi alanlarında faaliyet gösterilir.

Tapu iptali ve tescil, el atmanın önlenmesi, komşuluk hukuku, kira alacağı ve tahliye konularıyla ilişkili davalarda onlarca yıllık yoğun deneyim ve sürekli yenilenen bilgi dağarcığımızla hizmet veriyoruz.

Ceza yargısında, ceza kanunlarına göre suç sayılan fiiller hakkında devletin sahip olduğu cezalandırma yetkisi kullanılır ve buna ilişkin yargılama yapılır. Ceza yargısının konusunu, yasada suç teşkil eden fiiller oluşturur. Medeni (özel) yargıda ise özel hukuka ilişkin uyuşmazlıklar çözülür. Bazı hallerde bir fiil, hem ceza hem de özel (medeni) yargının konusunu oluşturabilir. Örneğin bir kişinin başkasını yaralama eyleminde koşulları mevcut ise bu eylem müessir bir fiil olarak suç olup ceza yargısını ilgilendirmesi yanında, haksız fiil olarak tazminat açısından özel hukukun da konusunu oluşturur.

Ceza mahkemesinde hakim, ceza yargısına ilişkin ilkelere göre davayı inceler ve karar verir. Örneğin ceza yargısında “şüpheden sanığın yararlanacağı” yönünde bir ilke vardır ve mahkeme yaptığı yargılama sonucunda şüphe duyuyorsa sanık lehine karar verecektir. Kamu yararı düşüncesiyle ceza mahkemelerinde hakimin kendiliğinden araştırma ilkesi söz konusudur.

Türk Ceza Kanunu’nda yer alan suçlar aşağıda tasnif edilmiştir.

Uluslararası suçlar: Soykırım, Göçmen kaçakçılığı, İnsan ticareti, Savaş suçu, Terörizm

Kişilere karşı suçlar: Adam öldürme, Adam yaralama, İşkence, Eziyet, Cinsel saldırı, Çocukların cinsel istismarı, Tehdit, Şantaj, Cebir, Hakaret, Hırsızlık, Yağma, Kundaklama, Mala zarar verme, Dolandırıcılık

Topluma karşı suçlar: Parada sahtecilik, Resmî belgede sahtecilik, Müstehcenlik, Fuhuş, Kaçakçılık, Katliam

Millete ve devlete karşı suçlar: Zimmet, İrtikap, Rüşvet, Görevi kötüye kullanma, İftira, Yalan tanıklık, Yalan yere yemin, Suçluyu kayırma, Türklüğü, Cumhuriyeti, Devletin kurum ve organlarını aşağılama, Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozmak, Anayasayı ihlâl, Halkı askerlikten soğutma, Vatana ihanet

Karınca Avukatlık olarak, onlarca yılı aşan ceza yargılaması uygulamamızla müvekkillerimize en iyi biçimde avukatlık ve danışmanlık hizmeti sunmaktayız.

İdari yargı, idari makamların (devletin, belediyelerin vb.) kamu hukuk alanındaki faaliyetlerinden doğan uyuşmazlıkların çözülmesi ile ilgilenir. Ancak bir hukuki işlem veya eylem, idare tarafından yapılmış olmasına rağmen, kamu hukuku alanında etkili değilse, aksine özel hukuk alanına giriyorsa, bu gibi uyuşmazlıklar adli yargıda çözülür. Yine kural olarak, idare tarafından açılan davalar da adli yargıda görülür. Aynı şekilde kamulaştırma davaları, idari dava olmakla birlikte kamulaştırma bedeline itiraz davaları ise adli yargıda görülür.

Bu kapsamda Karınca Avukatlık olarak, ihale hukukunda teklif süreci ve ihalenin sonrasında özel hukuk sözleşmelerinin hazırlanması ve uyuşmazlıkların çözümüne katkı sağlamaktayız.

Bakanlıkların ilgili birimi veya bağımsız kuruluşlardan alınması gereken her türlü lisans ve izin işlemlerine ilişkin evrakların hazırlanması, dosyalanması, başvuruların yapılması; izin ve lisanslara ilişkin bakanlık ve kurul kararlarına karşı dava açılması kapsamlarında da hizmet vermekteyiz.

İmar hukuku yanında; memur hukuku yönetmelik iptalleri, sınav soru iptalleri, atama, nakil ve disiplin cezaları da uzmanlık alanımızdadır.

Boşanma Avukatlığı

Boşanma avukatlığı konusunda daha fazla bilgi edinin

Davanızın hangi alana girdiğini bilmiyor musunuz?

Bizimle iletişime geçin.